Likya Yolu Rehberi: Yeni Başlayanlar İçin Her Şey
Kampp LTD · 14 Şubat 2026

Akdeniz'in turkuaz sularıyla Toros Dağları'nın buluştuğu eşsiz bir coğrafyada, binlerce yıllık tarihin izlerini takip ederek yürümek ister misiniz? O zaman Likya Yolu tam size göre. Bu rehberde, ilk kez Likya Yolu'na çıkacak olanlar için bilmeniz gereken her şeyi derledik.

Likya Yolu Nedir?
Likya Yolu, Fethiye Ölüdeniz'den başlayıp Antalya Geyikbayırı'na kadar uzanan yaklaşık 540 kilometre uzunluğunda bir uzun mesafe yürüyüş rotasıdır. Dünyanın en iyi 10 trekking parkuru arasında gösterilen bu yol, adını antik Likya uygarlığından alır.
Rota boyunca Patara, Xanthos, Myra, Olympos ve Phaselis gibi antik kentlerden geçersiniz. Yol, kırmızı-beyaz çizgilerle işaretlenmiş olup uluslararası "Grande Randonnée" işaret sistemini kullanır. Bu sayede harita ve GPS kullanmasanız bile işaretleri takip ederek yolunuzu bulabilirsiniz.
Likya Yolu'na Ne Zaman Gidilmeli?
Likya Yolu yürüyüşü için en ideal dönemler ilkbahar (Mart – Mayıs) ve sonbahar (Eylül – Kasım) aylarıdır. Bu dönemlerde hava sıcaklığı yürüyüş için uygundur, doğa en güzel halindedir ve antik kentleri rahatça gezebilirsiniz.
Yaz aylarında (Haziran – Ağustos) güneş çok sert vurur ve sıcaklık 40°C'yi aşabilir. Hem su kaynakları azalır hem de güneş çarpması riski yükselir. Kış aylarında ise yüksek rakımlı bölgelerde kar ve soğuk ile karşılaşabilirsiniz.
Kampp Tavsiyesi
İlk deneyiminiz için Ekim ayını öneririz. Deniz hâlâ yüzülebilir sıcaklıktadır, hava serin ve keyiflidir, kalabalık da yaz aylarına göre çok daha azdır.
Nereden Başlamalı?
Likya Yolu'nu Fethiye tarafından (batı) ya da Antalya tarafından (doğu) başlatabilirsiniz. Ancak yeni başlayanlar için en popüler tercih Fethiye – Ölüdeniz tarafıdır. Ulaşım kolaydır, ilk etaplar nispeten düz ve manzaralıdır, ayrıca konaklama seçenekleri fazladır.
Yolun tamamını yürümek zorunda değilsiniz. İstediğiniz etaptan başlayıp, 3 günlük ya da 1 haftalık bir plan yapabilirsiniz. Önemli olan kendi kondisyonunuza uygun bir rota seçmektir.
Yeni Başlayanlar İçin En Kolay 3 Rota
Likya Yolu'nun 30'dan fazla etabı bulunuyor ve her birinin zorluk seviyesi farklı. Aşağıdaki üç rota, daha önce hiç uzun yürüyüş yapmamış kişiler için bile rahatlıkla tamamlanabilecek parkurlar. Bu etaplarla kendinizi test edebilir, yürüyüş ritminizi keşfedebilir ve Likya Yolu'nun büyüsüne kapılabilirsiniz.

Kayaköy → Ölüdeniz
Likya Yolu'na adım atmak için en ideal başlangıç noktası. Yürüyüş, UNESCO geçici listesinde yer alan tarihi Kayaköy'den başlar. Terkedilmiş Rum taş evlerinin arasından geçerken kendinizi zamanda yolculuk yapar gibi hissedersiniz.
Patika, çam ormanlarının gölgesinde ilerleyerek yavaş yavaş yükselir. Tepenin üstüne çıktığınızda karşınıza Ölüdeniz lagününün turkuaz rengi serilir — bu manzara tek başına bile yürüyüşe değer. İniş kısmı nispeten rahat ve kısa olduğundan acemiler için baskı oluşturmaz. Ölüdeniz'e vardığınızda denize girip serinleyebilir, sahil restoranlarında mola verebilirsiniz.
Neden bu rota? Kısa mesafesi, gölgeli patikası ve ödül niteliğindeki final manzarasıyla ilk trekking deneyiminizi unutulmaz kılar. Yarım günlük bir aktivite arayanlar için de mükemmel.

Ölüdeniz → Faralya
Likya Yolu'nun en çok fotoğraflanan etaplarından biri ve "kolay-orta" seviyesiyle yeni başlayanların kendini biraz zorlayabileceği harika bir adım. Ölüdeniz'den çıktıktan sonra patika Babadağ'ın eteklerinden yükselmeye başlar.
Yolun güzelliği, sürekli değişen manzarasında gizli. Önce zeytinlikler ve makilik alanlardan geçersiniz, ardından orman yollarına girersiniz. Arada açılan tepelerden Ölüdeniz lagününü kuşbakışı izlemek nefes kesici bir deneyim. Babadağ'dan atlayan yamaç paraşütçülerini de tepeden izleme şansınız olabilir.
Faralya köyüne vardığınızda sizi küçük, samimi pansiyonlar ve muhteşem bir uçurum manzarası karşılar. Köy, Kelebekler Vadisi'ne bakan konumuyla ünlüdür. Akşam güneşi batarken vadiye doğru bakmak, günün en güzel ödülü olacak.
Neden bu rota? İlk rotayı başarıyla tamamladıysanız, bu etap sizi bir üst seviyeye taşır. Mesafe biraz daha uzun ama ağır tırmanış yok. Manzara çeşitliliği açısından Likya Yolu'nun en zengin etaplarından biri.

Çıralı → Olympos
Tarih ve doğanın mükemmel birleşimi olan bu etap, Likya Yolu'nun doğu bölümünde yer alır. Çıralı sahilinden yola çıktığınızda ilk 800 metrelik kısımda hafif bir tırmanış sizi bekler — biraz ter dökeceksiniz ama panik yapmayın, yolun geri kalanı oldukça düz ve rahat.
Patika boyunca çam ormanlarının arasından ilerlersiniz. Deniz ara ara ağaçların arasından görünür ve sizi yolda motive eder. Rotanın en heyecan verici kısmı ise antik Olympos kentine ulaştığınız an. MÖ 2. yüzyıldan kalma bu Likya-Roma şehrinin kalıntıları arasında yürümek, adeta açık hava müzesinde dolaşmak gibidir. Tiyatro kalıntıları, tapınak temelleri ve nehir kenarındaki sütunlar sizi bekliyor.
Olympos'u gezdikten sonra sahile inip denize girebilirsiniz. Akşamüzeri Çıralı'ya dönerek ünlü Yanartaş'ı (Chimaera) — binlerce yıldır söndürülemeyen doğal alevleri — ziyaret etmeyi de planınıza ekleyin. Bölgede kamp alanları ve uygun fiyatlı pansiyonlar da bolca mevcut.
Neden bu rota? Yürüyüş, tarih ve deniz üçlüsünü tek bir günde yaşamak istiyorsanız bu etap biçilmiş kaftan. Zorluk seviyesi düşük olmasına rağmen sunduğu deneyim son derece zengin. Kamp yapmak isteyenler için de Çıralı bölgesi ideal bir üs noktası.
Yanınıza Ne Almalısınız?
Likya Yolu'nda çanta ağırlığınız yürüyüş konforunuzu doğrudan etkiler. Fazla yük taşımaktan kaçının, ama temel ihtiyaçlarınızı da ihmal etmeyin.
- Su geçirmez trekking botu – Bileği destekleyen, kayalık zemine uygun bir ayakkabı şart
- 40-50 litrelik sırt çantası – Kamp yapacaksanız 50L, pansiyon kalacaksanız 35-40L yeterli
- Uyku tulumu ve mat – Kamp planınız varsa 10°C'ye dayanıklı bir tulumu tercih edin
- En az 2 litre su kapasitesi – Bazı etaplarda su kaynağı bulmak zor olabilir
- Güneş kremi (SPF 50+) ve şapka – Akdeniz güneşini hafife almayın
- Yağmurluk veya rüzgarlık – Dağ havası hızla değişebilir
- Kafa lambası – Akşam karanlığında kampı kurmak için gerekli
- İlk yardım çantası – Yara bandı, ağrı kesici, sargı bezi
- Powerbank ve GPS'li telefon – Wikiloc uygulamasını önceden indirin
- Enerji barları ve kuru yemiş – Mola aralarında enerji toplamanız için ideal
Kampp Tavsiyesi
Tüm Likya Yolu etaplarında düzenli su kaynağı bulunmuyor. Yola çıkmadan önce güzergâhınızdaki su noktalarını araştırın ve yeterli su stoğu yapın.
Konaklama ve Kamp Seçenekleri
Likya Yolu boyunca pansiyonlar, köy evleri ve çeşitli kamp alanları bulunur. Çadırınızla kamp yapmak istiyorsanız, hava kararmadan en az 2 saat önce kamp yerinize ulaşmış olmaya dikkat edin.
Çok yük taşımak istemiyorsanız, bir noktaya kamp kurup günübirlik yürüyüşler yapmayı da tercih edebilirsiniz. Rota üzerindeki köylerde sıcak yemek, taze meyve ve yerel ürünler satın almak da mümkün.
Eğer kamp alanı arıyorsanız, Akdeniz Bölgesi kamp alanları sayfasından Likya Yolu güzergâhındaki en iyi kamp noktalarını keşfedebilirsiniz.
İlk Yürüyüşünüz İçin Altın İpuçları
Kısa etaplarla başlayın. Kendinizi ilk gün 20 km yürümeye zorlamak yerine, 7-10 km'lik rahat bir etapla başlamak hem daha keyifli olur hem de sakatlanma riskini azaltır.
Ayakkabınızı önceden alıştırın. Yepyeni bir trekking botuyla uzun yürüyüşe çıkmayın. En az 2-3 hafta öncesinden kısa yürüyüşlerde giyerek ayağınıza alıştırın.
Bir grupla ya da rehberle başlayın. Eğer daha önce hiç trekking deneyiminiz yoksa, ilk yürüyüşünüzü bir trekking grubuna katılarak ya da profesyonel bir rehber eşliğinde yapmanızı öneririz.
Doğaya saygılı olun. Çöplerinizi mutlaka yanınızda taşıyın, ateş yakarken dikkatli olun ve vahşi yaşama müdahale etmekten kaçının. Likya Yolu herkesin ortak mirası.
Fotoğraf çekmeyi unutmayın! Bu yolda göreceğiniz manzaralar gerçekten eşsiz. Ama en önemlisi telefondan başınızı kaldırıp, o anın tadını doğrudan çıkarmak.
